ASGARI ÜCRET 2000 TL OLSUN.....

Sevgili okur; Ülkemizde yurttaşların en büyük sıkıntısı, düşük gelir, alım gücünün olmaması ve geçim darlığıdır!!! Hükümetin yapacağı ve alacağı kararlarla asgarî ücret yeniden şekillenecek ve yurttaş derin bi nefes alıp bir sene geçimini "orada alınacak bu kararlarla sağlayacak". Peki yurttaşlar yapılacak zamla gerçekte ne kadar rahatlayacak ve geçimini gerektiği şekilde sağlayabilecek?.. Asgari ücret üçbin olsun, beşbin olsun diyerek ne kadar realist (gerçekçi) düşünülüyor?.. 2020 Eylül ayı sonucuna göre dört kişilik bir ailenin sağlıklı, dengeli ve yeterli beslenebilmesi için yapması gereken aylık gıda harcaması tutarının yani.. açlık sınırı 2 bin 447 lira 72 kuruş, gıda harcaması ile birlikte giyim, konut (kira, elektrik, su, yakıt), ulaşım, eğitim, sağlık ve benzeri ihtiyaçlar için yapılması, zorunlu diğer aylık harcamalarının toplam tutarının ise, yoksulluk sınırı 7 bin 973 lira 2 kuruş, bekar bir çalışanın yaşama maliyetinin ise aylık 3 bin 2 lira 55 kuruş olarak hesaplandığı bir ülkede, bizim asgarî ücretin nekadar olacağı ile değilde, "asıl iyi bir yaşamı ve geçimi nasıl sağlayacağımızla" alakalı düşünmemiz gerekmiyor mu?.. Gelişmiş dünya ülkelerinde, asgarî ücret çalışanlar arasında belirleyici bir ücret tipi değildir ve çalışanların sadece "%1 yada %5 i asgarî ücretle çalışır". Bizde ise tam tersi bi uygulama ile çalışma hayatının içinde olanların tamamına yakını asgarî ücretle çalışmak zorunda bırakılıyor. Asgari ücretin biraz üstünde bi maaşla çalışan örgütlü işçi ise bu uygulamalar yüzünden mağdur edilip hak etmediği bi çalışma hayatını yaşamak zorunda kalıyor, hâlbuki asgari ücretin amacı, "emekçinin aşırı düşük ücretlere karşı korunmasıdır”, bu sebeple tespit edilmiş en düşük maaş seklidir. Bunların hepsini bi yana koyup hayatımız için bi başka türlü düşünüp bizi idare edenlerden "asgarî ücreti iki bine indirmelerini istesek ve aşağıda sıraladığımız bi hayatı bize sağlayın desek"... *Kiranın en düşük 250'₺, en yüksek 500'₺ olduğu, *elektirik, su, doğalgaz ve iletişim giderlerinin aylık toplamda 150'₺ geçmediği, *çocuk yardımı, ücretsiz eğitimin ve eğitim yardımlarının yapıldığı, ucuz ulaşımın sağlandığı, temel gıda maddelerine sağlıklı ve ucuz bir şekilde yurttaşın ulaşabildiği, alım gücünün maaşla orantılı olduğu bir geçimi bizlere sağlasalar. Yani.. sosyal ve ekonomik yönden güçlendirilmiş yurttaş planı yapsalar ve sermayeye işçi sınıfını ezdirmeseler!.. Bizlerde her sene hükümetten maaşlarımıza iyileştirme yerine mâkul zamlar istesek olmaz mı? Sözün özü; Bizimle alakalı karar alıcıların bizim gibi yaşadığı bi hayatları olmadığı müddetçe, halk geçim şartlarının ağırlığı altında ezilmeye ve başkaları tarafından sömürülmeye devam edecek! Bilinçli yurttaşların yaşadığı ülkelerde, halka yalan söylemek suçtur!!! Fikirlerin ve cüzdanların sömürüldüğü ülkelerde ise halka yalan söylemek doğru oluyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.